Memzworld, AKP, CHP, MHP, Siyaset, Politika, Ataturk, Laiklik, Canakkale <data:blog.pageName/> | <data:blog.title/>



Memzworld - T.C.

Teknoloji, Genel Kultur, Bilgi ve Haber Blog'una Hoşgeldiniz! - Blog'umuzu ziyaret ettiginiz için çok teşekkur ederiz!

Create your own banner at mybannermaker.com!
Copy this code to your website to display this banner!

Kategoriler

Ermeni sürgünü Alman tavsiyesi

Prof. Ortaylı Ermenilerden özür kampanyasına karşı çıkarak “özür devletten devlete olur” dedi. Ortaylı “Ermeni tehciri (sürgünü) olayını, Sarıkamış sonrası, cephe gerisini temizlemek için Alman Genelkurmayı’nın tavsiye ettiğini” söyledi.

Tarihçi Prof. İlber Ortaylı, bir grup yazar ve akademisyenin Ermenilerden özür dileme girişimi konusunda “Böyle özür olmaz, özür devletten devlete olur” dedi. Halen müdürlük görevini sürdürdüğü Topkapı Müzesi’nde sorularımızı yanıtlayan Ortaylı, Ermeni sürgününü o sırada askeri gerekçelerle Alman Genelkurmayı’nın tavsiye ettiği görüşünü vurguladı. Ortaylı 35 yıldır bu konu gündemde olmasına rağmen, Türkiye’nin Ermenice bilen konusuna hakim Ermeni uzmanı yetiştirmemesini de “ağır bir ihmal” olarak niteledi.   

Prof. Ortaylı bu konudaki sorularımızı şöyle yanıtladı:

-Sayın Ortaylı, bir grubun Ermenilerden özür girişimi hakkında ne diyorsunuz?

Ortaylı- Özür devletten devlete konuşulacak iştir. Bir takım adamların kendilerini milletin temsilcisi yerine koymaları geçerliliği olan bir işlem değildir. Ermeni devleti ile görüşülür bu işler. Diasporadaki bazı Ermenilerle, buradaki adamların yaptıkları işler kimseyi ilgilendirmiyor. Ermenistan var ortada,  bunu onunla konuşacaksın. Ermenistan’la temas olursa öyle başlar bu işler. Devletler tartışır böyle işleri. Ayağa düşecek konular değil bunlar. Ayağa düşerse ne olur? Hiçbir netice alınmadığı gibi, insanlar birbirine düşman olurlar. Kutuplaşma da artar.

-Peki bu özür işine girişenlerin amacı nedir sizce?

Ortaylı- Onların problemleri ayrı. O beni ilgilendirmiyor. ne istiyorlar bilmem. Onların hangi tutku ile hareket ettiğini bilemem. Ama işte kalkıp da Taner Akçam’ın kitabı demesinler. Onu gerekçe göstermesinler. O kitabın bilimsel bir tarafı yok. O kitap samimi bir kitap da değil. Hiçbir şekilde güvenilemez. Tez mez diye de savunulamaz.

-Peki Ermeni tarihçilerle bu konuda bir temas oldu mu?

Ortaylı-Benim katıldığım herhangi bir şey olmadı. Ama bu konuda Ermenistan’la Türkiye’nin bilim çevrelerinin, establishment’in yani. Oturup karşılıklı konuşmaları, çalışmaları, tartışmaları lazım. Devamlı çalışmaları, görüşmeleri lazim.
Devlet var karşında. Yani böyle özürdü, genosiddi gibi şeylerle olmaz.
Bir takım adamların ortaya çıkması ile olmaz. Kim kimi tanıyor? Kim kimi temsil ediyor? Kimin adına konuşuyor? Amerika’daki kim yani? Orada 50 tane Ermeni kuruluşu var. Hangisi ne diyor?
-Ermeni konusunda ‘Genosid’ tanımı için ne diyorsunuz ?

Ortaylı- Genosid değil tabii. Genosid devamlılık isteyen bir süreç. Osmanlı’da böyle bir şey yok. Böyle bir kültür yok. Millet-i sadıka demiş Ermenilere. Yaşam biçimi iç içe.
Almanların yaptığı ile bu iş aynı mı. Bu Almanların kendilerini temize çıkarmak için yaptıkları bir şey. Yani herkes böyle bir şey yapıyor. Bizden evvel Türkler yapmıştı, diyebilmek için çıkarılan bir şey. Yarın kalkacak, Amerikalılar yaptı diyecek, öbür gün kalkacak Ruslar yaptı Ukrayna’da diyecek. Bunu yayacak böyle. Bir sürü kitap çıkmaya başladı. Stalin’in Yahudi katliamı diye. Bir anlamda yaymak istiyorlar. ‘Endüstri devleti işçi sınıfını ezer’ gibi bir tez haline getirmek istiyorlar. Universal bir şey haline getirmek istiyorlar.

-Almanların Ermeni tehcirindeki rolü ne?

Ortaylı- Zaten o sırada (1. Dünya Savaşı sırasında) Genelkurmay başkanımız Almandı. Bizim Genelkurmay Başkanımız. Bronsart Paşa (Bronsart von Schellendorf). Ama Alman Genelkurmayının adamı tabii. Onlarla yazışıyor. Onlardan emir ve telkin alıyor. Buraya da telkin ediyor. Ermeni tehciri konusu da onların telkin ve tavsiyesi. Ruslar ilerlerken Ermeniler cepheyi geriden vuruyor. Onların Ermenileri sürmekte gerekçesi cephe gerisini teminat altına almak.

-Bu konuda belge var mı?
Ortaylı- Almanların askeri arşivlerinde bu konu mutlaka vardır. Ama ben ulaşamadım. Bonn’daki araştırmalarım sırasında “Armenische Frage” (Ermeni sorunu) diye bir dosya vardı kayıtlarda.  Onu istedim. Gelmedi. ‘Yerinde değil’ dediler.

-Ermeni tehcirinin Sarıkamışla bağlantısı var mı?

Ortaylı-Sarıkamış’ta ordu yenildi. Orada birlikleri ricat ediyor. Ruslar ilerliyor. İlerledikçe arkada Ermeniler var. Onlar yardım ediyor Rusların ilerlemesine. Almanların tavsiyesi de cephe gerisinden Ermenileri temizlemek.

-Tehcire uğrayan Ermenilerin sayısı konusunda görüşünüz nedir?

Ortaylı-Rakamlarla ilgili bir çalışmam yok, olmadı. Ama 1.5 milyon olmadığı çok açık. Hiçbir istatistik  1.5 milyon Ermeni göstermiyor o tarihlerde. Böyle bir rakam yok.

-Siz bu konulari hiç Ermeni tarihçilerle konuştunuz mu?

-Hayır konuşmadım. Tabii Türkiye gerekeni yapmamış. 35 yıldır bu dava gündemde. Ermeni tetkikleri yok. Ermenice bilen akademisyen yetiştirmiyor.
Yani böyle 10,15 20 tane Ermenice bilen Ermeni uzmanın olur. Ermeni tarihini, edebiyatını kültürünü araştırırlar, yazarlar. Bunların sözü ve tezi daha çok dinlenir.
Yoksa boş iştir böyle herkesin eline kalemi alıp yazması.
Tabii şu da açık ki, bu tezi candan savunan insanlar oluyor, bu işten para kazanmak isteyen insanlar oluyor. Bu da var. Onun için bunun uzmanının yetiştirilmesi lazım. Aldırış etmediler. Türkler için böyle uzman muzman çok önemli değil. Ne işe yaradığını anlamıyorlar. Yani bu işi çok savunan birinin makalesine bakıyorsun. III. Nikola diye başlıyor mesela. Anladın mı? Onun tezini dinlemez kimse. (Not: III. Nikola yok!)
Dil bilecek. İz bilecek. Ermeni kitlesine, kültürüne katkısı bulunacak. Öyledir bu iş yani. 35 yıldır yetiştirememişiz işte.
Yine doğru dürüst kitap Esat Bey’in kitabı (Esat Uras). Sonra Esat’tan falan arınarak Kamuran’ın kitabı (Gürün). Onu da basmıyorlar. Başka da doğru dürüst bir kitap yok.

-Ermeni konusunun arkasından tazminat ve toprak talebi de gelir mi?

Ortaylı- Gelir. Gün gelir tazminat da talep eder. Şimdi etmeyeceğim diyor. Sonra eder. Yani genosidi kabul ettirdikçe, onu da eder ilerde. Günün birinde yeri gelince!
-Bu Ermeni konusuna daha geniş tarihi açıdan bakınca nasıl görüyorsunuz?

Ortaylı- 19. yüzyılda milliyetçilik çıkıyor. Yunan ayaklanmasından sonra Ermeniler de istiyor. Öyle bir hayal onlara da geliyor. Ha hepsi istiyor mu? Hayır. Haşa. Ama o isteyen azınlık kuvvetleniyor, harekete geçiyor. Adam öldürüyor, etnik temizlik yapıyor. Berlin Kongresi’ne( 1878) heyet yolluyor. Islahat tedbirleri ile birlikte böyle kışkırtmalar, kavgalar başlıyor. Ermeniler o bölgede Kürtlere, Çerkeslere karşı da çeşitli hareketlere girişiyorlar.
Nihayet 1914 yılında İstanbul’da Yeniköy Anlaşması yapılıyor. Büyük devletlerle Osmanlı arasında. Ermeni ıslahatı için. Bir nevi muhtariyet demektir o. Doğudaki 6 vilayete mali, kültürel muhtariyet veriliyor. Ermenilerin ağırlıkta olduğu yerler. Vali de Norveçli olacak. Tarafsız olacak diye öyle isteniyor. Harp çıktı. Harp çıkmasa o sene gidiyordu bu iş.
Berlin Kongresi’nden beri (1878) Makedonya muhtariyeti ile Ermeni muhtariyeti sürekli gündemdeydi.

-Bir de Hamidiye alayları meselesi var

Ortaylı- Kürtler Ermeniler o bölgede birbirlerini kesiyorlar. Hamidiye alayları bir nevi meşruiyet. Kürtleri kontrol etmek için. Abdülhamit Ermenileri de kontrol ediyor. Kürtleri kontrol etmek için de böyle bir mekanizma çıkarıyor. Hamidiye alayları ile de katliam artmış değil. Ortalık düzene giriyor. Ortaya çıkan o yani. Emir dinleyen bir alay ortaya çıkıyor., Yoksa başıboş tamamen. Kürtler bir yerde intikam alıyor. Orada başladı ya Ermenistan’da etnik temizlik Berlin Kongresi’nden sonra. Ermeni ayaklanmaları arttı. Kürtler Ermenilerin taleplerine muhatap oluyorlar o yıllarda. Tabii reaksiyonları da sert oluyor.

-Ermeni tehciri bu tabloda nereye oturuyor?

Ortaylı- Bu imparatorluk parçalanıyor. O parçalanmalar sırasında ayaklanmalar oluyor. Ayaklanmalara en başta tahammül ediliyor. Zaten o sırada çok dış kontrol altındasın. Ama harbe girdiğin zaman iş değişiyor. İşte orada Bronsart Paşa bile ‘Bunları sürün buradan’ diye tavsiyede bulunuyor. Genelkurmayı Almanların. Yoksa her cami çıkışı adam öldürüyor Ermeniler. Kavga çıkarıyorlar. Dolu Yıldız arşivleri. Yani adam ayaklanma ve iç harp halinde artık. Ermenistan istiyor.
Bu davaya inanmayan Ermeniyi de temizliyor kendisi. Bir de öyle bir şey de var. Dışardan gelen komitacı da çok. Hınçaklar, Taşnaklar. Basıyor, bomba atıyor. Ama harp çıkınca işler değişiyor. Ben sana gösteririm haline geliyor. Ermeni tehciri karşılıklı kanlı, hazin olaylarla dolu. Buna karşı Ermeni sürgünü sırasında komşusunu, Ermenileri çok koruyan da var. Saklayan var, koruyan var, evlenen var. Çok var böyle.
Bugün artık Ermenistan devleti var. Bu işler devletler arasında yürütülür, orada görüşülür. Aklı selimle görüşülür. 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

23/12/2008 | Kategori: Haberler | Yorum (4) | Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder


Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa

  1. Yazan: isimsiz | Tarih: 2008-12-24 17:08:44
    Konu: SESSİZ KALAN DEVLET BAHÇELİYİ İSTAFAYA ÇAĞIRIYORUM...
    ..... ..... ..... .......... ..... .......
    ..... ..... ..... .......... ..... .......
    ..... ..... ..... .......... ..... .......
    ..... ..... ..... .......... ..... .......
    ..... ..... ..... .......... ..... .......
    ..... ..... ..... .......... ..... .......
    ..... ..... ..... .......... ..... .......


    Başbuğum bu destan sanadır yine
    Ülkücü tavırdan yanadır yine
    Sene doksan yedi tarih dört nisan
    Ülkücüye on bir aydan sert nisan
    Sen gittin ya içimizde dert nisan
    O gün bizi görsen bilmem ne derdin
    Eminim ki alnımızdan öperdin

    Güneşli bir günde yitirdik seni
    Fırtınada karda götürdük seni
    Gönül köşkümüze yatırdık seni
    O gün bizi görsen bilmem ne derdin
    Kalkabilsen alnımızdan öperdin

    Gidişine yerler gökler ağladı
    Turan yetim kaldı kara bağladı
    Tekbirler ağıtlar yürek dağladı
    O gün bizi görsen bilmem ne derdin
    Sen Baş buğ'dun alnımızdan öperdin

    Sen gittin ardından divan kuruldu
    Meydan gümbürdedi oklar gerildi
    Kavga döğüş bir karara varıldı
    Olanları görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Ayrılıp yuvadan uçanlar oldu
    Diyardan diyara göçenler oldu
    Başka elde bayrak açanlar oldu
    Olanları görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Oğlun Tuğrul parti kurdu çekildi
    Azmi Başkan arkasına takıldı
    Aldemir'de doğru yola sokuldu
    Olanları görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Biz kaldık çalıştık seçim kazandık
    Sarımsak soğansız biçim kazandık
    Asgari ücretten geçim kazandık
    Şölenleri görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Ecevit Bahçeli Yılmaz oldular
    Hükümet kurmaya karar kıldılar
    Yazdılar çizdiler işe daldılar
    Olanları görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Muhteşem bir ilgi alâka oldu
    Kapımız kırmızı plâka doldu
    Bir günde binlerce yalaka geldi
    Gelenleri görsen bilmem ne derdin
    Herhalde kahkahayla gülerdin

    Son gelenler baş köşeye yerleşti
    Tüm halkalar zincir oldu birleşti
    İş karıştı anlatmakta zorlaştı
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Marmara&#8217;yı deprem aldı götürdü
    Yolsuzluklar memleketi bitirdi
    Anadolu ümidini yitirdi
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Hortumcular dükkân açtı her yere
    Namusluya tayin çıktı zor yere
    Kuşatıldık gidemiyoruz bir yere
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    İmf'ye kaptırdılar yakayı
    Borsa dolar hiç sevmiyor şakayı
    Temel Reis haciz verdi takayı
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Ekonomi raydan çıktı gidiyor
    İşçi köylü kemer sıktı gidiyor
    Fukara canından bıktı gidiyor
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Yalvardık yakardık fayda etmedi
    Feryadımız Ankara'ya gitmedi
    Başörtüsü okul derdi bitmedi
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Bir kanlı katile idam verdiler
    İmralı'ya tatil köyü kurdular
    Şehitleri birde bunlar vurdular
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Bir şehit çocuğu tuttu yakamı
    Abi dedi : Bu olanlar şaka mı ?
    Siz buysanız geri verin babamı
    Bu feryadı duysan bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Utançtan sokağa çıkamaz olduk
    Kimsenin yüzüne bakamaz olduk
    Yakamıza Bozkurt takamaz olduk
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Yazdığım destanlar kahretti bana
    Bağlamam duvardan küfretti bana
    Türküler hayatı zehretti bana
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Pavyondan gelenler başı tuttular
    Halimize bakıp keyif çattılar
    Söylemesi zor amma ''bizi sattılar''
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Bıyık uçlarıma posta koydular
    Direndim adımı hasta koydular
    Düşmana gül verip dosta kıydılar
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Azıcık ses veren sürgün edildi
    Gönülde taht kuran sürgün edildi
    Dokuz Işık Turan sürgün edildi
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Hiç şaşırma Ozan Arif dışlandı
    Ahmet Yılmaz asi diye fişlendi
    Yüreğimiz dost (!) elinden şişlendi
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    İhanet edene madalya taktık
    Sadâkât edene uzaktan baktık
    Sen olsaydın böyle mi olacaktık ?
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Bunca yıldan sonra ortada kaldık
    Sen uçmağa vardın bizlerse öldük
    Destan destan Beş tepeye gömüldük
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Bu destan , bu türkü , sazım sanadır
    Bir tek seni sevdim nazım sanadır
    Duy beni Başbuğum sözüm sanadır :
    ''ÜLKÜME DARILIP KÜSMÜYORUM BEN
    KİMSEDEN KORKUM YOK SUSMUYORUM BEN
    BU KAHPE DÜZENE KANMAYACAĞIM
    ÖLSEMDE YOLUNDAN DÖNMEYECEĞİM !

    Bağlantı >

  2. Yazan: isimsiz | Tarih: 2008-12-23 15:10:38
    Konu: bedava vatan bulanlara...
    Ülkücüler insanlık alemi icinde ne uşak olmayı ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyen.Şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır.Sizlere kolay bir başarı vaad etmiyorum.Kısa zamanda bir iktidar umanlar bizimle yola çıkmasınlar.Yolumuz uzun ve çetindir.Bu yolda karşınıza menfaat teklifleri tehditler ve daha bir yığın engel çıkacaktır.Bu çetin yolda dayanabilicekler bizimle gelsinler cesur olanlar kuvvetli olanlar gerçekten inananlar kafilemize katılsınlar.Dava adamları o davanın şartlarını ve gereklerini kendi kişiliklerinde yaşayamazlarsa o davayı bir adım ileri götüremezler.
    Alparslan TÜRKEŞ

    Türk islam davasının 22 yaşındaki ilk şehidi Ruhi KILIÇKIRAN'ın yetim olduğunu 4 ocak 1968 de Ankara Site Yurdu Katinin de iftarını açtıktan sonra hemen şehit edildiğini biliyormuydunuz...

    17 Mart 1978 tarihinde Ömer BAYRAKLAR Salih ULU Bahri BİLGİN Cevat KOCA Sinan KOCA isimli 5 ülkücü işçinin aynı anda dev-yol militanları tarafından katledildiğini. Ümraniye de oturan bu ülkücülerinin hepsinin de Giresunlu olduklarını Sinan ile Cevat&#8217;ın kardeş olduğunu Sinan KOCA'nın henüz 10 günlük bebeği olduğunu biliyormuydunuz...

    18 Eylül 1879 tarihinde Adana da 6 ülkücü öğretmenin arkalarından ateş açmak süretiyle şehit edildiğini ve bu öğretmenlerin katillerinin hala yakalanmadığını biliyormuydunuz...

    8 Haziran 1970 tarihinde şehit edilen Yusuf İMAMOĞLU'nun yapılan otopsi sonucu 36 saattir yemek yemediğini şehit edilmeden önce okulun arka bahçesinde bulunun ağaçların altında son namazını kılan İMAMOĞLUN'UN cebinden 35 kuruş çıktığını biliyormuydunuz...

    23 Kasım 1970 yılında ülkücü şehit ERTUĞRUL DURSUN ÖNKUZU' nun kominist militanlar tarafından ağır işkenceler sonucu şehit düştüğünü ÖNKUZU' nun kırılmadık kemiği patlamadık yerinin kalmadığını ve ağzından ciğerlerine bisiklet pompasıyla hava verilerek çiğerlerinin de patladıktan sonra okulun 3. katın penceresinden aşağı atıldığını biliyormuydunuz...

    12 Eylül idaresi tarafından haklarında verilen idam hükmünün uygulanması sırasında yanlarında bulunan görevli imamın Selcuk Duracık ve Halil Esendağ için "Hiç evliya gördünüz mü" diyenlere "evet HALİL ile SELCUK' u gördüm" dediğini biliyormuydunuz...

    12 Eylül idaresi tarafından idam edilen MUSTAFA PEHLİVANOĞLU nun son mektubunda
    "şunu hiç bir zaman unutmasınlar ki Mustafalar ölür ALLAH davası ölmez Milliyetçilik yaşar kellemi verdiğim bu yolun zaferi yakındır. Zafer ALLAH' a inananlarındır."dediğini
    biliyormuydunuz...

    12 Eylül idaresi tarafından idam edilen Cevdet KARAKAŞ' ın avukat barolarından hiç bir avukatın savunmak istemediğini ve KARAKAŞIN savunmasını kendisi yapmak zorunda kaldığını biliyormuydunuz...

    17 Nisan 1980 tarihinde Malatya belediye başkanı Hamit Fentoğunun evine gönderilen bombalı paketin patlaması sonucu FENTOĞLU, kızı ve 2 torunun ve torunu olan Selim BOZKURT FENTOĞLU nun daha 2,5 yaşında olduğunu ve babasının vatani görevini yapmakta olduğunu biliyormusunuz...

    12 Eylül idaresi tarafından asılarak idam edilen Cengiz BAKTEMUR'UN korkusuzca idam sehpasına yürüyüşüne şahit olan cezaevi personelinin "bizce şehitti o şehitlik mertebesine ermiş birinin karı değildir. Sevinerek ve koşarak ilmeği boynuna gercirmiştir. " dediğini biliyormusunuz...

    5 Eylül 1979 yılında şehit olan ADEM PEKMEZCİ isimli ülküdaşımızın henüz 15 yaşında olduğunu biliyormuydunuz...

    Ülkücü şehit Ahmet Evcimen'in Bakırköy deki Sürmeli otelin önünde 20 den fazla kurşunla şehit edildiğini biliyormusunuz...

    Tokat'ın Zile ilcesin den Mustafa Taştangil' in kitap ve defterlerinin her sayfasında büyük ülkü devi ERTUĞRUL DURSUN ÖNKUZU NUN isminin yazışı olduğunu ve mezarı ÖNKUZUNUN yanında bulunduğunu ve ailesinden son isteğinin bu olduğunu biliyormuydunuz...

    Ülkücü şehitlerden Ahmet Sarpkaya' nın kurban bayramının son günü mahallelerine baskına gelen kominist militanları önce fark edip durumdan arkadaşlarına haberdar etmek için evlerini dolaşırken acılan ateş neticesi öldüğünü ve 18 yaşındaki SARPKAYA' nın SAĞIR VE DİLSİZ olduğunu biliyormusunuz...

    Uşakta dokuma işcisi olarak calışan Alaaddin Gündüzün doğum yapmak üzere eşinin yanına giderken 27 kurşunla şehit edildiğini GÜNDÜZ' ünvefat ettiği gün bir oğlunun dünyaya geldiğini ve doğan bebeğinin adının Alaaddin olduğunu biliyormuydunuz...

    Eşitlik olsun diye12 eylül idaresinin Selçuk Duracık Halil Esendağ Cengiz Baktemur İsmet Şahin Mustafa Pehlivanoğlu Fikri Arıkan Cevdet Karakaş Ali Bülent Orkan Ahmet Kerse olmak üzere 9 ülkücüyü asarak şehit ettiğini biliyormusunuz...

    Ali Can Karaosmanoğlu&#8217;nun 18 Haziran 1979 yılında Mimar Kemal Lisesi öğrencisiyken şehitlik mertebesine ulaştığını ve yaşının henüz 17 olduğunu biliyormuydunuz&#8230;

    6 Ağustos 1979 da şehitlik mertebesine ulaşan Ali Çetin&#8217;in Vatani görevini Asteğmen olarak yaptığı sırada Kayseri&#8217;de bulunan ailesini ziyarete gittiğinde şehit düştüğünü evli ve 2 çocuk babası olan Çetin&#8217;nin kominist militanlar tarafından önce dişlerinin söküldüğünü sonra üzerine asit dökülerek bıçaklandığını ve sonra yakıldığını biliyormuydunuz&#8230;

    3 Haziran 1980 tarihinde şehit edilen Ali Kuş&#8217;un henüz 18 yaşında olduğunu ve o yaşlarda Kayseri ülkücü gençler derneğinin mahalle başkanlığını yaptığını biliyormuydunuz&#8230;

    Ali Osman Devecioğlu ülkücü şehidimizin yaşlı annesini emekli maaşını almaya götürürken Çeliktepe de kominstler tarafından silahlı saldırıya uğrayıp kafasına isabet eden tek kurşunla annesinin kolları arasında şehit düştüğünü biliyormuydunuz&#8230;

    İsmail Tomaç&#8217;ın 5 Haziran 1980 de Bursa&#8217;nın Çınar mahallesindeki kırtasiye dükkanında Kuran-ı kerim okurken şehit edildiğini ve 13 günlük bir bebeği olduğunu biliyormuydunuz&#8230;
    EY ÜLKÜCÜ HAREKET BUNLARI BİL VE UNUTMA

    Bağlantı >

  3. Yazan: isimsiz | Tarih: 2008-12-23 14:31:29
    Konu: bedava vatan bulanlara...
    Bunları Biliyormuydunuz...

    --------------------------------------------------------------------------------

    Ülkücüler insanlık alemi icinde ne uşak olmayı ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyen.Şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır.Sizlere kolay bir başarı vaad etmiyorum.Kısa zamanda bir iktidar umanlar bizimle yola çıkmasınlar.Yolumuz uzun ve çetindir.Bu yolda karşınıza menfaat teklifleri tehditler ve daha bir yığın engel çıkacaktır.Bu çetin yolda dayanabilicekler bizimle gelsinler cesur olanlar kuvvetli olanlar gerçekten inananlar kafilemize katılsınlar.Dava adamları o davanın şartlarını ve gereklerini kendi kişiliklerinde yaşayamazlarsa o davayı bir adım ileri götüremezler.
    Alparslan TÜRKEŞ

    Türk islam davasının 22 yaşındaki ilk şehidi Ruhi KILIÇKIRAN'ın yetim olduğunu 4 ocak 1968 de Ankara Site Yurdu Katinin de iftarını açtıktan sonra hemen şehit edildiğini biliyormuydunuz...

    17 Mart 1978 tarihinde Ömer BAYRAKLAR Salih ULU Bahri BİLGİN Cevat KOCA Sinan KOCA isimli 5 ülkücü işçinin aynı anda dev-yol militanları tarafından katledildiğini. Ümraniye de oturan bu ülkücülerinin hepsinin de Giresunlu olduklarını Sinan ile Cevat&#8217;ın kardeş olduğunu Sinan KOCA'nın henüz 10 günlük bebeği olduğunu biliyormuydunuz...

    18 Eylül 1879 tarihinde Adana da 6 ülkücü öğretmenin arkalarından ateş açmak süretiyle şehit edildiğini ve bu öğretmenlerin katillerinin hala yakalanmadığını biliyormuydunuz...

    8 Haziran 1970 tarihinde şehit edilen Yusuf İMAMOĞLU'nun yapılan otopsi sonucu 36 saattir yemek yemediğini şehit edilmeden önce okulun arka bahçesinde bulunun ağaçların altında son namazını kılan İMAMOĞLUN'UN cebinden 35 kuruş çıktığını biliyormuydunuz...

    23 Kasım 1970 yılında ülkücü şehit ERTUĞRUL DURSUN ÖNKUZU' nun kominist militanlar tarafından ağır işkenceler sonucu şehit düştüğünü ÖNKUZU' nun kırılmadık kemiği patlamadık yerinin kalmadığını ve ağzından ciğerlerine bisiklet pompasıyla hava verilerek çiğerlerinin de patladıktan sonra okulun 3. katın penceresinden aşağı atıldığını biliyormuydunuz...

    12 Eylül idaresi tarafından haklarında verilen idam hükmünün uygulanması sırasında yanlarında bulunan görevli imamın Selcuk Duracık ve Halil Esendağ için "Hiç evliya gördünüz mü" diyenlere "evet HALİL ile SELCUK' u gördüm" dediğini biliyormuydunuz...

    12 Eylül idaresi tarafından idam edilen MUSTAFA PEHLİVANOĞLU nun son mektubunda
    "şunu hiç bir zaman unutmasınlar ki Mustafalar ölür ALLAH davası ölmez Milliyetçilik yaşar kellemi verdiğim bu yolun zaferi yakındır. Zafer ALLAH' a inananlarındır."dediğini
    biliyormuydunuz...

    12 Eylül idaresi tarafından idam edilen Cevdet KARAKAŞ' ın avukat barolarından hiç bir avukatın savunmak istemediğini ve KARAKAŞIN savunmasını kendisi yapmak zorunda kaldığını biliyormuydunuz...

    17 Nisan 1980 tarihinde Malatya belediye başkanı Hamit Fentoğunun evine gönderilen bombalı paketin patlaması sonucu FENTOĞLU, kızı ve 2 torunun ve torunu olan Selim BOZKURT FENTOĞLU nun daha 2,5 yaşında olduğunu ve babasının vatani görevini yapmakta olduğunu biliyormusunuz...

    12 Eylül idaresi tarafından asılarak idam edilen Cengiz BAKTEMUR'UN korkusuzca idam sehpasına yürüyüşüne şahit olan cezaevi personelinin "bizce şehitti o şehitlik mertebesine ermiş birinin karı değildir. Sevinerek ve koşarak ilmeği boynuna gercirmiştir. " dediğini biliyormusunuz...

    5 Eylül 1979 yılında şehit olan ADEM PEKMEZCİ isimli ülküdaşımızın henüz 15 yaşında olduğunu biliyormuydunuz...

    Ülkücü şehit Ahmet Evcimen'in Bakırköy deki Sürmeli otelin önünde 20 den fazla kurşunla şehit edildiğini biliyormusunuz...

    Tokat'ın Zile ilcesin den Mustafa Taştangil' in kitap ve defterlerinin her sayfasında büyük ülkü devi ERTUĞRUL DURSUN ÖNKUZU NUN isminin yazışı olduğunu ve mezarı ÖNKUZUNUN yanında bulunduğunu ve ailesinden son isteğinin bu olduğunu biliyormuydunuz...

    Ülkücü şehitlerden Ahmet Sarpkaya' nın kurban bayramının son günü mahallelerine baskına gelen kominist militanları önce fark edip durumdan arkadaşlarına haberdar etmek için evlerini dolaşırken acılan ateş neticesi öldüğünü ve 18 yaşındaki SARPKAYA' nın SAĞIR VE DİLSİZ olduğunu biliyormusunuz...

    Uşakta dokuma işcisi olarak calışan Alaaddin Gündüzün doğum yapmak üzere eşinin yanına giderken 27 kurşunla şehit edildiğini GÜNDÜZ' ünvefat ettiği gün bir oğlunun dünyaya geldiğini ve doğan bebeğinin adının Alaaddin olduğunu biliyormuydunuz...

    Eşitlik olsun diye12 eylül idaresinin Selçuk Duracık Halil Esendağ Cengiz Baktemur İsmet Şahin Mustafa Pehlivanoğlu Fikri Arıkan Cevdet Karakaş Ali Bülent Orkan Ahmet Kerse olmak üzere 9 ülkücüyü asarak şehit ettiğini biliyormusunuz...

    Ali Can Karaosmanoğlu&#8217;nun 18 Haziran 1979 yılında Mimar Kemal Lisesi öğrencisiyken şehitlik mertebesine ulaştığını ve yaşının henüz 17 olduğunu biliyormuydunuz&#8230;

    6 Ağustos 1979 da şehitlik mertebesine ulaşan Ali Çetin&#8217;in Vatani görevini Asteğmen olarak yaptığı sırada Kayseri&#8217;de bulunan ailesini ziyarete gittiğinde şehit düştüğünü evli ve 2 çocuk babası olan Çetin&#8217;nin kominist militanlar tarafından önce dişlerinin söküldüğünü sonra üzerine asit dökülerek bıçaklandığını ve sonra yakıldığını biliyormuydunuz&#8230;

    3 Haziran 1980 tarihinde şehit edilen Ali Kuş&#8217;un henüz 18 yaşında olduğunu ve o yaşlarda Kayseri ülkücü gençler derneğinin mahalle başkanlığını yaptığını biliyormuydunuz&#8230;

    Ali Osman Devecioğlu ülkücü şehidimizin yaşlı annesini emekli maaşını almaya götürürken Çeliktepe de kominstler tarafından silahlı saldırıya uğrayıp kafasına isabet eden tek kurşunla annesinin kolları arasında şehit düştüğünü biliyormuydunuz&#8230;

    İsmail Tomaç&#8217;ın 5 Haziran 1980 de Bursa&#8217;nın Çınar mahallesindeki kırtasiye dükkanında Kuran-ı kerim okurken şehit edildiğini ve 13 günlük bir bebeği olduğunu biliyormuydunuz&#8230;
    EY ÜLKÜCÜ HAREKET BUNLARI BİL VE UNUTMA

    Bağlantı >

  4. Yazan: metekan | Tarih: 2008-12-23 14:05:59
    Konu: uyan türkiye...
    Bu senin benim değil hepimizin savaşı
    Bazı olaylar vardır ki kimse dile getiremez
    Kimse bir şey yapamaz insanlar korkar
    Ama ben değil...
    Ben derinden gelen haykırışları duyurabilecek tercüman
    Hangi biriniz ülkesi adına dua ediyor her Cuma
    Ses çıkarmayın bravo yansın bayrak
    Gazetelerde baş sayfa kansız ahmak
    Hata kürt yurttaşlarda değil beynini yıkayan &#8230;bnelerde
    Huzur , barış vesaire artık yalan istesen de
    Bizde perde var ve eğer açıp bakarsak ters olur
    Kurcalanmaya izin vermeden kapanır her konu
    Böyle giderse bir iki seneye doğru doğu kan dolu
    İyi niyetse kaybolur içimizdeki saykodur
    Bu askerler koparlar
    Ermenistan toparlan
    İnsanlıksa onlardaki ben bir insan olamam
    İnanmak istemedik size
    "Allah Kahretsin" dedik
    Akıllı olun olmayan soykırımı var ettirmeyin
    Bizse silahlarla geliriz kör kütük
    Tehdit değil gerçek tek bir hareketinizle kan çıkar
    Bunu da gördü Dolapdere"de kürt ....
    Herkes yerini bilecek artık hıncım meyil ürkün
    Barış savaşla kazanılır
    Irkçı değil TÜRKÜM!!!!

    Bağlantı >