Memzworld, AKP, CHP, MHP, Siyaset, Politika, Ataturk, Laiklik, Canakkale <data:blog.pageName/> | <data:blog.title/>



Memzworld - T.C.

Teknoloji, Genel Kultur, Bilgi ve Haber Blog'una Hoşgeldiniz! - Blog'umuzu ziyaret ettiginiz için çok teşekkur ederiz!

Create your own banner at mybannermaker.com!
Copy this code to your website to display this banner!

Kategoriler

Bir Nokia'nın sonu!

Nokia, büyük iddia ile piyasaya sürdüğü modelini çok kısa zaman sonra tarihe gömdü.

Dünyanın bir numaralı cep telefonu üreticisi olan Nokia, internet tablet sınıfından N810 WiMAX model cep telefonlarının üretimini durdurma kararı aldı. Bu kararının ardından distribütörleriyle temasa geçen Nokia, tüm WiMAX model telefonlarını geri çağırdı.

Hatırlanacağı üzere Nokia, bundan yaklaşık bir yıl önce 2008 Consumer Electronics Show'da (CES) ilk kez N810 WiMAX Edition'ı kullanıcılarının karşısına çıkarmıştı.

Bu konuda şimdilik detaylı bir açıklama yapmaktan kaçınmayı yeğleyen Nokia, WiMAX Edition'ı neden bu kadar hızlı bir şekilde cep telefonu pazarından çektiğiyle ilgili ise henüz bir açıklamada bulunmuş değil.

12/1/2009 | Kategori: Teknoloji Haberleri | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Logitech G19 Keyboard - Klavye

Logitech'in özellikle oyun tutkunları için geliştirdiği klavyesi G19'da yok yok.

Bilgisayarların en büyük handikabı farklı amaçlar için kullanılabilir halde hazırlanma sorunudur. Üreticiler genellikle tüm pazarı hedefledikleri için geniş kitlelere mümkün olduğu kadar uygun cihazlar geliştirmeye çalışırlar. Ama özellikle oyunlar söz konusu olduğunda "mümkün olduğu kadar" tanımı çoğu zaman yetersiz kalıyor. Sürekli gelişen oyunlar ve teknolojiler, oyuncuların daha özel ihtiyaçlarını ortaya çıkartıyor. Bunlardan biri de oyun kontrolü. Neyse ki Logitech gibi oyuncu dostu firmalar bu sorunun farkında ve geliştirdiği yeni oyuncu klavyesi ile bizleri standart ve çoğu oyun için yetersiz klavyelerden kurtarıyor.

Logitech'in G serisi klavyelerinin yeni parçası olan G19, her yönüyle oyuncular için tasarlanmış bir klavye. Klavyeye baktığınızda ilk gözünüze çarpan 320x240 piksel büyüklüğündeki mini LCD ekranı. Bu ekran aralarında World of Warcraft'ın da bulunduğu 60 farklı oyunu tanıyıp, oyunla ilgili detayları görüntülemek için kullanılıyor. Oyun dışında bu ekran, monitörde görmek isteyeceğiniz herhangi bir şeyi gösterebiliyor. Kendinden aydınlatmalı olan klavyede 12 özel programlanabilir tuş da bulunuyor. Bu tuşlara özel görevler atayabileceğiniz gibi, aynı anda birden fazla tuşa basarak farklı kombinasyonlar da üretebilirsiniz. Her oyuncunun rüyalarını süsleyecek bu klavye ilk kez CES 2009'da tanıtılıyor fakat satışa sürülmesi Mart ayını bulacak. Bu klavyeyi almayı düşünüyorsanız şimdiden 200 doları (yaklaşık 300 TL) kenara ayırmanızda fayda var.

10/1/2009 | Kategori: Teknoloji Haberleri | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Kaçak cep telefonu kullanıcılarına şok

istanbul mali şube müdürlüğü kaçak cep telefonu sattığı ileri sürülen bir şebekeye yaptığı operasyonda 9 bin kaçak ve sahte cep telefonu ile aparatlarının ele geçirdi. Binlerce cep telefonu iptal edilecek.

İstanbul Mali Şube Müdürlüğü kaçak cep telefonu sattığı ileri sürülen bir şebekeye yaptığı operasyonda 9 bin 500 kaçak ve sahte cep telefonu ile aparatlarının ele geçirdi.

Şebekenin İMEİ arşivi de ele geçirildi. 100 binin üzerinde İMEİ numarası bulunurken bu numaraların kopyalandığı kaçak ve sahte cep telefonları da iptal edilecek. Polis, Telekomünikasyon Kurumu'na ele geçirdiği İMEİ numaralarını gönderecek, kurum da bu numaraların klonlandığı cep telefonlarını kapatacak.


Mali polis, kopya İMEİ numarası yükleyerek piyasaya kaçak ve sahte cep telefonu sürdüğü ileri sürülen bir şebekeyi takibe aldı. Yaklaşık 1 yıl süren takibin ardından polis operasyon düğmesine bastı. 10 ilde eş zamanlı yapılan baskınlarla 55 şüpheli gözaltına alınırken ev işeri aramalarında da yaklaşık 9 bin 500 cep telefonu ele geçirildi.


ÖRGÜT YÖNETİCİSİ ÖZEL HASTANE ORTAĞI


Polis şebekenin çalışma sistemini ve organizasyon şemasını da deşifre etti. Polisin tespitlerine göre örgüt lideri Selahattin G. ve M.K. Fatih'te bulunan özel bir göz hastanesinin ortağı Burak Telli'nin de örgütün dağıtım şebekesinin başında olduğu belirlendi. Telli'nin 2 kez cebren ırza geçme suçlamasıyla kaydı bulunduğu da öğrenildi. Şebeke lideri Selahattin G.'nin Çin yada Hong Kong'da kaçak cep telefonlarını ve Çin'de bazı üretim atölyelerinden de sahte cep telefonları temin ettiği belirlendi. Gündüz'ün Türkiye'den aldığı sipariş cep telefonlarını Türkiye'ye gönderdiği, toptancıların da bu cep teflonlarına kopya İMEİ numaralarını yükledikten sonra kuryeler aracılığıyla perakendecilere sattığı belirlendi.


İMEİ ARŞİVİ ELE GEÇİRİLDİ


Araştırmalarını derinleştiren polis el konulan bilgisayarlarda yaptığı aramalarda da 100 binlerce İMEİ numarası ele geçirdi. Şebekenin bu İMEİ numaralarını kaçak ve sahte cep telefonlarına yüklemek için depoladıkları ortaya çıktı. Polis 100 binin üzerinde İMEİ numarasını Telekomünikasyon Kurumu'na bildirecek. Kurumda bu İMEİ numaralarının yüklü bulunduğu cep telefonlarının iletişimini kesecek. Bu sürecin 1 ayı bulacağı ön görülüyor.


İMEİ NASIL ELE GEÇİRİLİYOR


Yetkililer İMEİ numaralarının ikinci el satılan cep telefonlarından taklit edilerek piyasa değeri yüksek kaçak telefonlara yüklendiği belirtti. Polis yetkilileri, IMEI numaraların 1 defadan fazla olamayacağını açıkladı.

İNTERNETTE İMEİ TİCARETİ YAPILIYOR


Yetkililer bu İMEİ numaralarına internette bazı sitelerden de illegal olarak ulaşılabileceğini belirtiyor. Bazı sitelerde çalıntı banka hesap bilgileri gibi İMEİ numaralarının da toplu olarak satıldığı öğrenildi.

İstanbul'daki 41 ile diğer illerde yakalanan 14 şüpheli adliyeye sevk edildi.

22/12/2008 | Kategori: Teknoloji Haberleri | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

İTÜ'den hidrojenli tekne

İstanbul Teknik Üniversitesinden (İTÜ) 6 öğrenci, Türkiye'de hidrojen enerjili yakıt pili sistemi ile hareket edecek “İstiklal” adlı ilk teknenin yapımı için proje hazırladı.


İTÜ Gemi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğrencileri Murat Gürhan ve Tuğrulhan Ateş ile aynı üniversitenin Kontrol Mühendisliği Bölümü öğrencileri Burak Gülseren, Emre Tekeli, Kimya Bölümü öğrencisi Ece Ülgen ve Makine Mühendisliği Bölümü öğrencisi Mehmet Akif Ceylan, Türkiye'nin hidrojen enerjili yakıt sistemi ile çalışan ilk teknesini yapmak için çalışma başlattı. Bu çalışmalar sonucu hazırlanan projelerini tamamlayan öğrenciler, teknenin yapım aşamasına geldi.
Proje sorumlularından Murat Gürhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu tekneyi yapma fikrinin üniversitedeki arkadaşları ile sohbet ederken ortaya çıktığını anlatarak, şunları söyledi:

“Projeye geçen yıl Kasımda başladık. Dedik ki 'madem tekne suda gidiyor, hidrojenli yakıt sistemi için sudan hidrojeni ayrıştırarak yararlanabilir miyiz?' Araştırdık, baktık ki hidrojeni ayrıştırma sistemi hem maliyetli hem de hacmi çok büyük. Yani yeterli hidrojeni almamız için kuracağımız sistemin hacmi, tekneden daha büyük. Bunun üzerine bu projeyi sadeleştirdik ve sadece yakıt pili ve basınçlı tüplerde dışarıdan alacağımız hidrojeni kullanarak hidrojenli yakıt pili sistemiyle tekneyi sevk edebileceğimiz bu projeyi düşündük.”
Araştırmalarını bu yönde yoğunlaştırdıklarını ifade eden Gürhan, “Danışman hocalarımızın da desteğiyle hidrojenli yakıt pili sistemi ile çalışan teknenin bir tasarımını ortaya çıkardık. Sonra bu tasarımı defalarca inceleyip hatalarımızı giderdik ve sonunda 'İstiklal' adını verdiğimiz teknenin son tasarımı ortayı çıktı” dedi.

TÜRKİYE'DEKİ İLK TEKNE OLACAK

Projede, üniversitedeki eski ve yeni fakülte dekanları ile diğer hocalarının kendilerine hem tasarım hem de diğer konularda destek verdiğini anlatan Gürhan, “İlk düşündüğümüz projede, bir tekne yapıyorsun ve denize indikten sonra hiç yakıt ikmali yapmıyorsun. Çürüyene kadar gidecek bir tekneydi. Ancak araştırınca bu fikirden vazgeçtik” diye konuştu.

“İstiklal” adlı teknede ise hidrojen sistemini yurt dışından alacaklarını, geri kalan bütün sistemi Türkiye'de üreteceklerini belirten Gürhan, “Örneğin, teknenin tasarımı bize ait. Tekne Türk tersanelerinde üretilecek. Teknenin elektrik sistemi, motor sürücüsü gibi parçaları bizim elektrik ekibimiz tarafımızdan tasarlanıp üretilecek. Yani sistem özgün bir sistem olacak. Tekne bittiğinde hidrojen enerjili yakıt pili sistemi ile çalışan Türkiye'deki ilk tekne olacak” dedi.
Teknenin projesinin tamamlanarak yapım aşamasına gelindiğini kaydeden Murat Gürhan, teknenin inşası için hem maddi hem de teknik açıdan kendilerine danışmanlık yapılması konusunda sponsora ihtiyaç duyduklarını bildirdi.

Gürhan, sponsor olmaları için öncelikle Gemi Mühendisleri Odası ile görüştüklerini ve yetkililerin özellikle teknenin teknik açıdan incelenmesinde yardımcı olduğunu ifade etti. Gürhan, şöyle devam etti:

“Şimdiye kadar kendilerinden bu teknik danışmanlığı gördük. Ayrıca teknenin yapılacağı tersaneyi bulmada yardımcı olacaklar. Onun haricinde görüştüğümüz birkaç firma var. Bunlar da hidrojen sistemini komple karşılayacak. Prensipte anlaştık, ancak henüz kesin bir şey yok. Geriye tekne üretimi kalıyor. Öncelikle bir tersane ile anlaşırsak gerisi çorap söküğü gibi gelecek.”

CASUS TEKNE

Çevre dostu hidrojenli yakıt sisteminin birçok araçta kullanılabileceğini belirten Gürhan, hidrojen enerjili yakıt pili sistemiyle çalışan teknenin elektrik motoru ile gitmesi dolayısıyla sessiz olduğunu anlattı. Gürhan, sessizliği açısından ve gerekli yapısal değişikliklerle eklerin gerçekleştirilmesiyle teknenin casus amaçlı kullanılabileceğini de ifade etti.

ÇEVRE DOSTU


Yüksek performans sağlayan hidrojenin, güneş ve rüzgar gibi temiz enerji kaynaklarından elde edilmesi halinde tamamen çevre dostu olduğunu bildiren Gürhan, “Bu kaynaklar yakıt pillerinde kullanılırsa ortaya ısı, su ve elektrik enerjisi çıkıyor. Haliyle çevreye hiçbir zararı yok. Gayet temiz bir enerji” dedi.
Bu yakıt sistemini, araçlarda kullanılan diğer yakıt sistemlerinden ayıran en önemli özelliğin, atıksız, temiz ve sessizliği olduğunu söyledi.
Gürhan, Türkiye'de hidrojen elde edilebilecek hidrojen sülfür ve bor gibi kaynakların bulunduğuna işaret ederek, bu kaynaklardan yararlanılabileceğini vurguladı.
Murat Gürhan, Türk milletinin bir karış toprak için oldukça çok kan döktüğünü anlatarak, “İstiklal, yani bağımsızlık; Türk milletinin vazgeçilmez bir parçası... Bir karış toprak için o kadar kan döküldü. Biz böyle bir milletin evlatları olduğumuz için tekneye 'İstiklal' adını verdik. İstiklal'in bir diğer anlamı da hidrojen enerjisi ile biz artık petrole bağımlı olmayacağız, özgür olacağız” şeklinde konuştu.

Murat Gürhan, “Bildiğim kadarıyla Türkiye'de hidrojenle çalışan tekne yok. Bu tekne, yapımı tamamlandığında Türkiye'nin hidrojenle çalışan ilk teknesi olacak. Bu tekneyi Üsküdar-Beşiktaş arası sefer yapan deniz taksi olarak da düşündük. Bu açıdan Asya ile Avrupa arasında sefer yapan ilk hidrojen teknesi olacak” dedi.

TEKNİK ÖZELLİKLERİ

Teknenin, deniz taksi ya da Haliç'te turistik amaçlı gezinti teknesi olarak kullanılabileceğini ifade eden Gürhan, “İstiklal hem görsel hem de teknik açıdan problemi olmayan bir tekne” diye konuştu. İstenilmesi halinde teknenin kapasitesinin arttırılabileceğini söyleyen Gürhan, “Teknenin içi çok rahat. Yaklaşık 10-12 knot arasında bir hız yapacak. Zaten İstanbul Boğazı'nda da bildiğim kadarıyla hız sınırı 10 knot. Yani tekne özellikle turistik amaçlı geziler için normal hıza sahip” dedi.

ÇALIŞMA SİSTEMİ

Hızlı feribotlar gibi katamaran bir tekne olan “İstiklal”in çalışma sisteminde, metal hidrür tüplerinde depolanan hidrojenden yakıt pili sayesinde elde edilen elektrik enerjisi önce akülere depolanıyor. Ardından bu aküdeki enerji ile çalışan elektrik motoru sayesinde tekne hareket ediyor.

Bu sistemle giden “İstiklal”, 6,70 metre boyunda ve 3 metre eninde olacak. Kaptan dahil 5 kişi kapasiteli tasarlanan “İstiklal”, sessizce hareket
edeceği için gürültü kirliliği yapmayacak.

Projenin danışmanlığını, aralarında İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali İhsan Aldoğan'ın da bulunuğu 9 öğretim üyesi yapıyor.

6/12/2008 | Kategori: Teknoloji Haberleri | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Çalışanlar bu habere dikkat

İş yerinizde internete girerken iki kere düşünün. Neden mi? Bu araştırma her şeyi açıklıyor.

İngilizlerin ünlü Chartered Yönetim Enstitüsü'nün araştırmalarına göre çalışanların üçte ikisinin web üzerinde yaptıkları herşey kayıt altında tutuluyor ve inceleniyor.

1000 yöneticinin katıldığı araştırmanın sonuçları The Guardian'da yayınlandı. Sonuçlara göre çalışanların %65'inin ofiste internette yaptığı hareketler kayıt altına alınıyor ve hemen hemen o kadar çalışanın bazı internet sitelerine girmelerini yasaklayıcı filtreler kullanılıyor.

Yapılan yorumlarda bu durumun nedeninin internet kullanımının zaman kaybı olduğunu düşünen patronlar olduğu açıklaması yapıldı.

Anket sonuçlarına göre polisler ve siyasi kurumlar izlenmenin en yoğun olduğu çalışma ortamları. Masa başında çalışan polis memurlarının %88'inin internetteki hareketlerinin izlendiği vurgulanırken bu oranın siyasi kurumlarda (valilik, belediyeler vs.) %89 olduğu belirlendi.

Peki filtrelenen siteler arasında en popüler site hangisi? Bunun cevabını aslında hepimiz biliyoruz: Tabi ki Facebook! Patronlar için Facebook adeta çalışanların zamanını çalan bir öcü ve en çok yasaklanan websitesi.

6/12/2008 | Kategori: Teknoloji Haberleri | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Pil ömrü uzayacak

Microsoft'un en yeni işletim sistemi Windows 7, batarya ömrü konusunda Vista'yı utandıracak.

Windows Performance ekibinden Gabriel Aul, geçtiğimiz günlerde Windows 7 ile ilgili kullanıcılara müjdeli bir haber daha verdi. Aul, Windows 7 sayesinde batarya ömründe dikkate değer bir artışın yaşanacağına inandığını ifade etti.

Daha da önemlisi, Windows 7'den birçok kullanıcının faydalanabilecek olması; zira Windows Vista'yı sistemlerine yükleyebilenler, Windows 7'yi de sorunsuz bir şekilde sistemlerine kurabilecek. Ancak Windows 7, batarya ömrünün uzamasına tek başına yeterli gelmeyecek; zira bilgisayar üreticileri ve tedarikçilerin de laptop'lardaki güç tüketimi konusunda üzerlerine düşeni yapması gerekiyor.

Microsoft'un güç tasarrufu konusunda atabileceği en somut adımlardan biri hiç şüphesiz bilgisayarların boşta olduğu durumlarda donanım bileşenlerinin daha az güç tüketmesini sağlayabilmesi olacak. Windows 7, bu bağlamda diğer işletim sistemlerine göre daha geniş çaplı opsiyonlara sahip olacak. Örneğin Wi-Fi kartınızın bilgisayarınıza bağlı olması durumunda, eğer o an için bir ağa bağlı değilseniz Windows 7, Wi-Fi kartınızı güç tasarrufu sağlamak için uyku moduna alabilecek.

Bunun yanında Microsoft, sistem zamanlayıcı konusunda da yeni adımlar atmayı planlıyor. Windows Vista'da 1 ms olan sürecin, Windows 7 ile 15ms olması bekleniyor. Bu da Windows 7'nin %15 oranında daha az güç tüketeceği anlamına geliyor.

DVD'de bir film izlerken bataryadaki enerjinin çok daha hızlı bir şekilde tükendiği bilinir. Ancak güç tasarrufu etkin bir şekilde sağlandığında, uzun bir filmin sonunu görebilmek de artık mümkün olacak.

6/12/2008 | Kategori: Teknoloji Haberleri | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

USB'den şarj olan pil

Pilleri çöpe atma devri bitiyor. Bundan sonra pilleri USB'den şarj edip tekrar kullanabileceğiz.

Bilgisayarın USB portundan şarj olan kalem pil üretildi. Ekstradan şarj aleti gerektirmeyen pillerin kafaları çıkartılıp USB portuna takılıyor. Dünyada her yıl 15 milyon pil geri dönüşümlü olmadığı için çevreye büyük zarar veriyor. Onlarca ödül kazanan çevre dostu piller 500 kez şarj edilebiliyor.

6/12/2008 | Kategori: Teknoloji Haberleri | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

XviD codec'i güncellendi

Video sıkıştırmayla uğraşanların vazgeçilmez codec'i XviD yeni bir güncelleme ile geliyor.


Popüler MPEG-4 codec'i XviD'in yeniden elden geçirilmiş bir sürümü yayımlandı. Bu sürümde ücretsiz video sıkıştırma yazılımı, 64-Bit işletim sistemi kullanan PC'lerde de çalışıyor.

XviD ile bir Video-DVD'sinin içeriğini tek bir CD boyutuna indirgeyebiliyorsunuz. Kalite kaybı ise neredeyse hissedilmeyecek derecede, zira XviD, MPEG-4'ü baz alıyor. DivX ve diğer codec'lerden farklı olarak XviD'i kullanmak tek bir kuruş dahi ödemek zorunda değilsiniz.

6/12/2008 | Kategori: Teknoloji Haberleri | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Bakandan Youtube açıklaması

 
A.A
Bakandan Youtube açıklaması
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Youtube'a erişim yasağıyla ilgili olarak, “Youtube meselesi maalesef amacını aşan bir noktaya getirildi. Bundan biz de rahatsızız” dedi.

Bakan Yıldırım, Bakü'ye hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda gazetecilerin konuya ilişkin soruları üzerine, bu konuda Türk kamuoyunda bir kafa karışıklığı yaşandığını söyledi.

Türkiye olarak, internet hizmetleri veren kuruluşlara ve internetin Türkiye'de yaygınlaştırılmasına karşı olunması gibi yanlış bir anlayış bulunduğunu kaydeden Yıldırım, “Durum böyle değil” diye konuştu. İnternetin temiz, toplumu bilgilendirici, topluma zararlı ürünleri içermeden verilmesini çok önemli gördüklerini ifade eden Yıldırım, bu konuda tüm dünyada bir hassasiyetin başladığını söyledi.

“Geçen gün firma temsilcilerini ve Türkiye'deki hukukçularını çağırdık. Kendilerine konuyu anlattık. Yasaların mutlaka herkes için eşit şekilde uygulanması gerektiğini, kimseye bir istisna yapamayacağımızı, bu yasaları tenkit etme yerine kendilerini buna uydurmalarının daha doğru olacağını söyledik. Onlar da bu konuyu kabul ettiler. İnternet Güvenliği Başkanlığı ile ortak bir çalışma yapmak suretiyle bu konuyu çözecekler.

Ortada yasaların yorumlanmasından kaynaklanan yanlışlıklar da var. Bir içerik suç teşkil ediyorsa, örneğin Atatürk'ün kişiliğine hakaret veya çocuk pornografisi, bunları çıkarmak isterken bütün siteye bir kapatılma kararı veriliyor. Buna itiraz ediyorlar haklı olarak, ama takdir edersiniz ki bizim yargıçlarımızın, mahkemelerimizin henüz bilişimle ilgili bir uzmanlığı yok. Zaman içerisinde gelişecek ve böylece suçun kapsamıyla orantılı cezalar da verilecek.”
AB İlerleme Raporu'nda, bu konuda Türkiye'nin “Yasakçı” ilan edilmediğini ifade eden Bakan Yıldırım, “Ben raporu okudum. Diyor ki; 'internet suçlarına karşı verilen cezalar orantısız'. Orantısızdan kastı, bir içeriğin çıkarılması gerekirken sitenin tamamının kapatılması kararı veriliyor” dedi.

Ulaştırma Bakanı Yıldırım, bu sorunların tecrübe kazanıldıkça çözüleceğini ve daha uygun orantılı cezaların verileceğini söyledi. Bunun için eğitimin önemli olduğuna işaret eden Yıldırım, Telekomünikasyon Kurulu Başkanlığı ve İnternet Kurulu ile birlikte eğitim ve bilinçlendirme programı
hazırlığı içinde olduklarını aktardı.

Mahkeme kararıyla yasaklanan sitelere, ayarlarının oynanmasıyla girilebildiğinin hatırlatılması üzerine de Bakan Yıldırım, “Teknoloji ile başa çıkamazsınız. Bilişim teknolojilerinde bir önlem alırsanız, onu bir başka önlemle etkisiz hale getirirler” diye konuştu.

Bakan Yıldırım, Youtube yöneticilerine, bir sorun olduğunda adli makamların bir muhatap bulabilmesi için Türkiye'de bir temsilcilik açmalarını söylediklerini ifade ederek, “Bu konuda herhangi bir tavizimiz olamaz” dedi.

6/12/2008 | Kategori: Teknoloji Haberleri | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Su altında güneş enerjisi

Güneş enerjisi şimdi de su altına giriyor. Güneş enerjili denizaltı projesinin detayları burada.

Enerji kaynaklarının her geçen gün daha sınırlı hale gelmesi, bilim adamlarını alternatif enerjilere yönlendirmeye devam ediyor. Güneş enerjisi ise düşük maliyeti ve çevreye zarar vermemesi nedeniyle en popüler alternatiflerden biri. Güneş enerjisiyle çalışan pek çok cihaz gördük ama doğrusu bir denizaltının bu yönteme başvuracağı bizim de aklımıza gelmemişti.

BKW isimli bir İsviçre şirketi, denizin güneş girmeyen derinliklerinde enerjisiz kalmamak için su yüzeyine çıkartılabilen, denizaltıya bağlı yüzen güneş palleri kullanmayı planlıyor. Ticari amaçla kullanılması hedeflenen bu denizaltı aynı anda 30 kişiye birden hizmet verebilecek.

Şirket, denizaltının 2012 yılında hazır olacağını söylüyor

6/12/2008 | Kategori: Teknoloji Haberleri | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

<Önceki Yazılar |